Blog

Tarihe Tanıklık Eden Ayasofya Müzesi

23 Temmuz 2015

İstanbul’da tarihte yolculuk yapmak isteyenler için tarihi mekanlardan bahsetmeden geçmeyelim. Tarihi yarımadanın diğer adı Suriçi’dir. Haliç, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi ile çevrili, İstanbul’un ilk kurulduğu ve geliştiği bölgeye Tarihi yarımada diyoruz. Bizans döneminden kalma şehir surlarını da yarımadanın batı sınırında görmek mümkün. Bu bölgeye tarihi yarımada denmesinin iki sebebi vardır. Birincisi İstanbul’un en eski yerleşim yeri olmasından dolayıdır. İkinci sebep ise içerisinde birçok tarihi eseri barındırmasından ötürüdür. Tarihi yarımadanın içerisinde Ayasofya Müzesi, Çemberlitaş Hamamı ve Sultanahmet Meydanı gibi yerler yer alır.

Ayasofya , Bizans döneminde inşa edilimiş bazilika planlı bir patrik katedrali iken , 1453 yılında İstanbul’un Osmanlı Devleti tarafından feth edilmesi ile camiye dönüştürülmüştür. Binanın adındaki “sofya” sözcüğü Yunanca’da “bilgelik” anlamına geliyor. “Aya sofya” ise “kutsal bilgelik” anlamına gelir. 15 yüzyıl boyunca ayakta durmayı başaran bu yapı sanat tarihi açısından bir baş yapıt kabul edilir. Ayasofya, Dünya’nın en eski katedrali olmasının yanı sıra aynı zamanda Dünya’nın en hızlı (5 yılda) inşa edilmiş katedrelidir. Katedral, cami ve günümüzde de müze olarak kullanılan Ayasofya, 1 Şubat 1935’te müze olarak ilk ziyaretçilerini ağırlamıştır.

Ayasofya Müzesi’ni ziyaret ederek tarihe tanıklık edebilirsiniz. Mimarisine hayran kalacağınız bu müzeyi sabah 9:00, akşam 17:00 saatleri arasında gezebilirsiniz. Giriş ücreti olarak 25 lira olduğunu bilmenizde de fayda var. Müze’ye ulaşım da oldukça rahat. İstanbul’un her yerinden Belediye ve Halk otobüsleri ile Eminönü’ne; buradan da tramvay hattıyla Ayasofya Müzesi’ne ulaşabilirsiniz. İstanbul’a şehir dışından geliyorsanız yanınızda bir İstanbul haritası bulundurmanız yararınıza olacaktır.


Etiketler:, ,